NİHAT GENÇ: TURKIYE, SURIYE, SAVAS


Avni Anıl’ın ‘Sefalar Getirdiniz’şarkısını hep birlikte DELİLERİMİZ’in yüzüne karşı söylemenin tam da zamanı.

Delilik insana kuvvet de veren bir hal’dir, AKP hükümeti şimdi Suriye’ye komplo düzenleyerek artık gücünü akıldan insanlıktan değil tıpkı Ergenekon Süreci’nde olduğu gibi DELİLİK’ten alıyor.
.....
Tarihte eşine az rastlanır şekilde başlayan ERGENEKON KOMEDİSİ, şimdi TARİHTE EŞİNE RASTLANMAYAN BİR İNSANLIK VAHŞET’İNE DOĞRU SÜRÜKLENİYOR.

Hiçbir belge kanıt bulgu hukuki gerekçe olmadan yüzlerce insanı hala içerde tutmaya yemin etmiş bu akıl almaz vahşetten kurtulmak için siyasi hükümete artık SAVAŞ’tan başka seçenek kalmadı, ha gayret saldırınSURİYE’YE, emperyalizmin MUTLU DÖNGÜSÜ’ne siz de katılın…

Tarihlerimizde ilk defa bir komşu ülkede DARBE düzenliyoruz. Komşu ülkeye karşı ORDU kuruyoruz. Komşu ülkeye karşı ‘isyan birlikleri’ hazırlıyoruz, yediriyoruz, eğitim yaptırıyoruz, iaşe, lojistik destek, ekranlarımızı sonuna kadar açıyoruz. Düne kadar Avrupalılar aynı şeyleri PKK için yapıyor Avrupalılar’ı suçluyordunuz, ne oldu.

Karşı Ordunun komutanları ekranlarımızda, o kadar aleni ki BORAZANLARINIZ dahi sustu.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, komşu devleti yıkmak için kurduğu bu karşı ordu’ya kimin paralarını veriyor, hangi yasalar müsaade ediyor. Mecliste siyasi arenada medyada ‘erkeklik gücünü kaybetmemiş’ bir kişi var mı bu soruları aleni hükümete karşı soracak, üstelik Suriye’ye karşı savaşın başkomutanlığını Cumhurbaşkanımız savaş komutanlarını hasetten çatlatan demeçleriyle yapıyor, bravo kocaman alkış sivil cumhurbaşkanımıza.

ABD, AB, bir ‘ay’ dahi geçmeden yepyeni bir ‘av’ın peşine düşüyor, bizimkilerin iştahını azdıran nedir, kimlerdir, bilen konuşan var mı? Siyasi hükümetin hangi bakanının annesinin dedesinin boğazından‘emperyalist’ lokma geçti, komşunun kümesine kadınına namusuna ırzına saldırmayı cumhuriyetten mi öğrendiler Osmanlı’dan mı? Kendi ülkesinde sözümona darbecileri yargılıyoruz diye ortalığı altına üstüne getirenlerin komşu ülkede ‘darbe’ düzenlemesi nasıl bir ruh haletidir.

Baştan aşağı yalan yüzlerce argüman. Suriye’yle sınırı en uzun olan bizmişiz ambargoları ve saldırı hazırlığını önce bizim uygulamamız lazımmış… İyi de Suriye’nin koskoca Irak sınırı ne güne duruyor. Ve Irak’ta Amerikan’ın İran’a bağışladığı Şii iktidarı her türlü yardımı desteği bu sınırdan yapmayacak mı? Hatta Türkiye Irak’a satacak, Irak alıp Suriye’ye verecek, hatta Suriye Kuzey Irak’tan otuz yılda çıkartamadığınız PKK’yı gelip bu en uzun sınırda ebediyen ağırlamayacak mı, bu da laf mı yani.

Libya’da leşi kapmak için acele ettiniz, ne oldu, daha ‘hükümet’ bile kurulmadan Avrupalılar Libya kaynaklarını aralarında bölüşmedi mi? Bugün destekleyip silahlandırdığınız adamlar ABD, AB dururken size niye öncelik versin, bu kadar ucuza mı kandırdılar sizi, laf mı yani.

Şu lafa bakın, Türkiye Daha Fazla Seyredemez, Bosna dramı ortada… Hani Batı Bosna’daki katliamları seyrettiği için söyleniyor. Ki seyreden de kendileriydi. Ne oldu, birkaç Sırp komutan yargılanıyor o kadar. Boşnaklar soykırımdan geçmekle kalmadı Yugoslavya’dan ayrılıp siyasi bağımsızlık kazanamayan tek halk olarak ortada kaldı.

Hem Bosna’da hem Gürcistan’da Rusya vurdu destekledi kopartıp aldı… Gerçek bu.

Daha düne kadar Irak’ta bir buçuk milyon müslümanın ölümünü seyretmişsin, şimdi Esad’ın zulmüne dayanamıyormuş… İnsanlık adına mı dayanamıyorsun, Amerika’ya verdiğin peşin sözler için mi dayanamıyorsun?

Bu gerçeği koskoca Arap dünyasında dünyada bilmeyen tek bir kişi var mı? Yetiştirdiğiniz et kafalı dinci nesilden başka bunlara kim inanır, laf mı yani.

Amerika on yıllar tepeden bombaladığı ve aralıksız her kasabasını havaya uçurduğu Afganistan da dahi Taliban’la uzlaşmanın yollarını arıyor hatta Afganistan’dan dahi geri çekiliyor.

Libya, Afganistan, Irak’a tepeden bomba yağdırıldıktan sonra, ne bekliyorlardı, neler oldu, insan düşünmez mi, laf mı yani.

Profesyonel uluslar arası bir komplo’nun kahyalığına soyunmuşsunuz, hiç mi düşünmezsiniz, yarın Suriye’deki İç Savaşın kanlı görüntülerini şimdiki müttefikiniz Amerikalılar dahi sizin üstünüze yıkacak sizi suçlayacak sizi yargılayacak, gözünüzü kan bürümüş, bindiğiniz savaş makinesinden dahi habersizsiniz.

Müslüman demeden Arap demeden kardeşim demeden insan demeden SALLIYORSUNUZ, kardeşinizin üstüne KARŞI ORDULAR silahlayıp gönderiyorsunuz, Allah’tan korkmuyorsunuz.

Taa 60’lı yıllarda Baas Suriye rejimini devirmek için Amerikalılar’ın silahladığı Müslüman Kardeşler’le bölgede yeni bir ABD paktı kuşağı kurmak size mi kaldı, Arabın Arapla intikamının hesabını almak size mi düştü?

Sizi bu kadar DELİRTEN AZGINLAŞTIRAN nedir artık tüm Türkiye halkı biliyor.

Ben kendime konuşuyorum, Suriye sınırını aşıp Suriye’ye girecek Türk askeri artık hiçbir zaman hiçbir şekilde ebediyen benim askerim olmayacak. Komşusunu karıştıran siyasetçiler ve onlara zavallıca kanan dincisi müslümanı artık bir daha benim kardeşim yurdum insanı olmayacak.

Sırf, Amerika’ya ‘beni bu içerdeki ayakbağından (cumhuriyetçilerden) kurtar, ne istersen yaparım’ diyenler, sırf Türkiye’deki siyasi nefretleri için dünyanın savaş oyuncağı olanlar, benim hiçbir şekilde hiçbir zaman yurttaşım kardeşim Allah’a yemin olsun, olmayacak.

Savaş siyasetin ve hukukun bitmesidir, Suriye’ye karşı bir savaş, Suriyelilerle değil mesela bir yazar bir yurttaş olarak benimle de hukuki sözleşmelerini bitirmiş demektir, çünkü Türkiye Millet Meclisi’nde alınmış bir karar yoktur, Türkiye Halkı’nın rızası gönlü asla olmamış asla ikna olmamıştır. Ve yetsin artık topraklarımızda kardeşin kardeşle savaşı, yetsin artık emperyalistlerin bizi birbirine kırdırtması.

Suriye’de savaşa koşan Türkiye’ye gaz verenlerin son moda cümlesi: Türkiye Daha Fazla Seyirci Kalamaz.

Daha Fazla Seyredemeyiz lafı savaş makinesinin ‘gaza getirme lafıdır’, Saddam’a karşı da aynı cümleler kullanılmıştır. Sonuç bir buçuk milyon insanın ölümü. Ve siz onlarca yıldır etnik savaşlar içinde kan gölüne dönerken, topraklarımızdan yüz kat küçük coğrafyaya sahip olan Danimarka’nın dahi tarım ihracatı Türkiye’den fersahlarca fazla. Otuz yıldır üretim, tarım, ticaret, sanayi konuştuğunuz tek gün yok, otuz yılın her günü etnik kargaşa etnik savaş yok jeostrateji yok ülke çıkarları palavraları.

Ki, Suriye halkı şu anda Esad rejiminden yanadır, en mütevazi tahmin korkunç bir iç savaş kapıda bekliyor. Bu iç savaşın rakamları üç-beş aya kalmaz yüzbinleri geçtiğinde, ABD’nin ve AB’nin daha önceden yüzlercesine şahit olduğunuz şekilde söyleyecek bahaneleri çoktur. Ancak Türkiye’nin tarihine çocuklarına istikbaline mazaret bulacak tek lafı yoktur.

Kardeşlerim, ülkemizdeki Ergenekon tertipleriyle Suriye’ye Savaş aynı ‘uluslar arası tezgahın’ parçalarıdır.

Suriye Halkı’nın bir iç savaşa bir uluslar arası savaş makinesine kurban gitmemesi için kalemimiz gücümüz neyse, oraya kadar gideceğiz, en azından bu kan’a asla ‘ortak olmayacağız’, kimsenin köpeği askeri olmayacağız.

Tarihler döndükçe torunlarımızı çoluk çocuklarımızı utandıracak pis emperyalist komploların içinde olmamak için ne biliyorsak söyleyeceğiz, Ergenekon Süreci’nde olduğu gibi, insanlık adına kimseden emir almadan Dik Duracağız.

Ne Suriye ne Rusya kimseden yana değiliz, hem ülkemizde hem dünyada herkes için hepimiz için siyasal ve sosyal eşitlikler ve asla kan dökülmeden siyaset hukuk inşa edilmesinden yanayız.

Medya ve siyasi iktidarın gürültü ve boğuntusuna ne insanlık değerlerini ne doğduğumuz ülkenin kardeşliğini feda edecek aptallardan hiç değiliz.
Nihat Genç -- 08.02.2012

No comments: