İslamcı basının Suriye Savaşı gittikçe azgınlaşıyor

NİHAT GENÇ

"....

İslamcı basının Suriye Savaşı gittikçe azgınlaşıyor. Şu Akit Gazetesi’nde çıktığı günden beri ‘pompalı tüfek’ ilanları da hiç hızını kaybetmedi, bunca yıllar aynı ilan yayınlandığına göre bir ‘elli bin tane pompalı tüfek’ satılmış olmalı. Suriye’ye mehter marşıyla hücum edenlere sesleniyorum, şu pompalı tüfekleri satın alanlar, lütfen önden buyursun… Suriye Ordusu’nu İstanbul otellerinde Kızılay Çadırları’nda kurdunuz, Müslüman kardeşlerinizi yalnız bırakmayın, ‘pompalı tüfekliler’ pekala bir gönüllü alay oluşturabilir?

Şu halimize bakın bizler hukuksuzca uydurulmuş delillerle Ergenekon ve Balyoz davalarıyla uğraşırken bir de başımıza Suriye Savaşı çıktı, şimdi halkımız, Ergenekon’u dahi sinesine çekip ‘aman yeter ki bizi Suriye’yle savaştırmasın bu manyaklar’ demeye çoktan başladı.

Müslümanlara ‘vahiy’ artık istihbarat servislerinden geliyor. Davutoğlu’nun Suriye’ye karşı demeçlerini takip edin: Suriye’ye cevap VERECEĞİZ. VERMELİYİZ. VEREBİLMELİYİZ…

Fiil çekimiyle yapılan tarihlerdeki ilk savaşımızdır, kayıtlara düşsün. Bu fiil çekimi ayrıca bana Kemal Sunal’ın meşhur mizahi cümlelerini hatırlatıyor: OLABİLİR DE OLMAYABİLİR DE…

Bugünleri de gördük, Amerikan şeytanı dururken Müslüman bomba atanlar. Esad’ın diktatörlüğü Amerikan diktatörlüğüyle yarışamaz, samimi Müslüman her ikisini de karşı savaşır.

Ilımlı, radikal derken şimdi de başımıza RESMİ MÜSLÜMANLIK peydah oldu, şu Diyanet Başkanlığı niçin Müslüman Müslümanla savaşmaz kardeştir gibi bir demeç vermekten sakınır, hayırdır.

ŞEYHİN NE DERSE YAPACAKSIN!

Yıllar var ki gazetelerinde bizler Allah’a teslim oluyoruz diye propaganda yaptılar, şimdi DİNİ rehin aldılar. Yıllarca şeyhlere tarikatlara gözü kapalı biat etmeyi öğütlediler, dediler ki, bir mürid şeyhinin yanında musalla taşındaki ölü gibi olmalı, devam ettiler, bir mürid şeyhinin yanında ölü yıkayıcısının elindeki ölü gibi olmalı, hakiki Müslümanlık budur.

Yani şeyhin ne derse yapacaksın, eee Müslüman kardeşim, şeyhin şimdi Amerika’yla anlaşmış, Amerika ben savaşmam ama desteklerim diyor, gidip sen savaşacaksın, diyor. Kılını kıpırdatamaz sesini çıkartamazsın çünkü savaşmazsan ‘dinden’ çıkarsın.

FETHULLAH GÜLEN BU SORUYA CEVAP VERİR Mİ

Halkımızın aklına bir de şehitlik meselesi çok takılıyor, bilmem Fethullah Gülen hoca ekran vaazlarında bu duruma bir açıklık getirebilir mi, sorumuz şudur hocam, Suriye de Müslüman, Türkiye de Müslüman, savaştıklarında acaba hangi tarafın askerleri ‘şehidlik’ mertebesine yükselecek, dinimiz bu duruma ne der, bir zahmet açıklarsanız memleketimizi büyük bir sıkıntıdan kurtarmış olursunuz.

Sayın Fethullah Gülen Hocaefendi, hangisinin ‘şehit’ olacağını dinimize göre açıklayana kadar yani sizin açıklama anınıza kadar geçerli olmak üzere, ben de fikirlerimi söyleyeyim, sakın ‘NİYAZİ’ olmasınlar hocam. Ancak sadece ‘niyazi’ kelimesi eksik kalır, buna ‘John niyazi’ diyebilir miyiz, böylelikle dinler arası hoşgörüyü de sağlamış oluruz.

Ey ahali, sadece benzinde değil, dünyanın en masraflı hac yolculuğu rekoru da biz de. Bugün Almanlar söyledi, dünyada yurt dışında en çok para harcayan turistler bizde diye övünüyorlar, yalan, Almanlar’a sesleniyorum, bizim ‘hac’a ödediklerimizi de incelediniz mi?

Müslüman Müslümanla savaşa girmiş, ancak ikisi arasındaki savaş uzarsa ne olacak, sorunu kim çözecek, araya kimler ‘uzlaşmacı’ girecek, söyleyeyim, ya Papa girecek devreye ya Hahambaşı. Ya da hemen Kofi Annan’ı Müslüman yapmalıyız, bir Kofi Hoca bulabilmeliyiz.

Bir de şu Suriye’yle savaşa giren köşe yazarlarının suratlarına bakın: Suratlarında Maymunlar Zina Yapıyor.

Suriye savaşı üstelik bizim Müslümanlara göre savaş değil ‘sevap fırtınası’.

Bizim Müslümanlara göre Suriye savaşı, bin geceden hayırlı, KADİR GECESİ…

Be terbiyesizler, hacca gittiğinizce aldığınız takkeler, tesbihler bile ÇİN MALI. Arafat’ta kestiğiniz kurbanlar dahi Uzakdoğu’dan getirilmiş hormonlu kuzular.

Ah kardeşlerim, yine yine yine yine yine ‘beleşten cennetin kapısı yine savaş’ oluyor.

Geçenlerde ikaz olsun diye ben de bir twit attım, şöyle yazdım: On yıllık iktidarınızda yaptığınız tek şey, PİLAVIN ÜSTÜNDEKİ TAVUĞUN BACAKLARINI KIBLEYE ÇEVİRMEK oldu.

Bir de şöyle dedim, Uhud Savaşı’nda ‘ganimet toplamaya giden okçular’ı, bugün geriye kim çağıracak?
..."


NİHAT GENÇ'in OdaTV.com'da 22.03.2012'de yayinlanan, "BİR ZAMANLAR GİRESUN" baslikli yazisindan alintidir



Kaynak linki: http://www.odatv.com/n.php?n=bir-zamanlar-giresun-2203121200

No comments: