SANAL ALEM TÜM DÜNYAYI ETİKETLEME ARACI MIDIR ?

İNTERNET İSYAN RAPORU -  (İnternet Ağı Şemsiyesi)



Bugün sizlere ilginç bir çalışmadan bahsedeceğim. Konu biraz karışık ama meramımı anlatacağımı ümit ediyorum.

ABD’nin özellikle internet medyasını kullanarak yaptığı bir planı deşifre edeceğim:

Bu planın ana beyni yani merkezi Pentagon. Plan bu merkezden yürütülmekte ve kontrol edilmektedir. Ancak bu merkezle bağlantılı bazı özel birimlerle de işbirliği yapılmaktadır.

Bunun için kullanılan ara birimlerden biri Kanada’da bir üniversite.(Başka iki ülke üniversitesi daha var.) Pentagon tüm dünyanın internet ağını izlenmekte. Bu izlemeyi basit bir takip olarak ele almayın.Yani şöyle düşünmeyin; nereye giriliyor nereler tıklanıyor vs.

Benim burada anlatacağım şey işin “basit izleme kısmı” ile ilgili değil. Bu birim, özellikle sosyal medyayı ve internet kullanıcılarının girdikleri sitelerdeki yorumları takip ediyor.

Neden özellikle bu iki alan seçilmiş? Bu alanlardan toplanılan bilgiler ortak bir havuzda bir araya getirilerek çeşitli analizler için kullanılıyor.(İşte üniversiteler burada devreye giriyor.) Mesela ABD, operasyon yapacağı ülkelerdeki kişilerin ruh halini ölçüyor. Bir anlamda toplumun ruhsal durumu inceleniyor. Yani kişilerin neye tepki verdikleri, neleri beğendikleri, öfkeleri, sevinçleri vs. Bu analizler kullanılarak, o ülke insanının ayaklanma tepkisi ortaya çıkarılıyor. Buna göre de raporlar hazırlanıyor.Burada önemli olan, kişilerin ruh hali ölçülürken, özellikle isyana olan eğilimlerine azami dikkat ediliyor.

Konunun bazılarına çok saçma geleceğini tahmin edebiliyorum. “Biz ne ile uğraşırken, millet nelerle uğraşıyor,” diyebilirsiniz ama ben de gerçekleri yazdığıma inanıyorum. Bu bilgiyi özellikle iki nedenle paylaşıyorum: Birincisi bu çalışmadan “bizim ilgili birimlerimizi” haberdar etmek, ikincisi ise ABD’nin bu çalışmasından haberdar olduğumuzu ortaya koymak.

Biraz sonra vereceğim örneklerle konu kafanızda daha da şekillenecek.

Ortak havuzda toplanan bu bilgilere dayanarak analizler yapılıyor ve buna göre de senaryolar yazılıyor. Analizlerde; toplumların neye tepki verdiği, bu tepkisini ne kadar sürdürdüğü, ne zaman tepki verdiği raporlanıyor. Bu iş için çok ciddi bir ekip çalışıyor ve çalışanlar da konusunun önde gelen uzmanları. İçi boş bir toplumsal mühendislik değil bu yapılanlar.

Toplumların tepkileri ölçülürken olaya bir de ticari açıdan yaklaşıyorlar. Yani bu işin bir kısmını da “ekonomik analiz” olarak ele alıyorlar. Toplumların tüketim eğilimlerini ve ihtiyaçlarını tespit ederek yeni pazarlar oluşturuyorlar. Yapılan bu analizlerin etki sahası oldukça geniş.

İçinde bulundukları ruh hali tespit edilen ülkelerin tepki alanları ayrı numaralandırılmış. Mesela ekonomik olarak değerlendirilen alanlarla ilgili şöyle bir raporlama yapılıyor: Falan ülkenin batısı şu ürünü tüketir, şuna kızar, şu hoşuna gider vs.

Şimdi gelelim bu işin Pentagon ayağına. Pentagon bu teknikleri nerede ve nasıl kullandı?

Pentagon, bu metodu Ortadoğu’da meydana gelen ayaklanmalarda kullanmıştır. Bu metodun diğer bir ayağı olan “İnternet Ağı Şemsiyesi” aracılığı ile bu ayaklanmalar organize edildi. Arap Baharı bilindiği üzere internet üzerinden organize edilerek halklar yönlendirildi. Arap Baharı ayaklanmalarında kimsenin aklına gelmeyecek psikolojik harp teknikleri kullanıldı. Örneğin, Mısır’daki Tahrir Meydanı, bu iş için seçilmişti. Bu meydana halkı çekebilmek için işte Pentagon bu İnternet Ağı Şemsiyesi’ni kullanmıştır.

Nasıl mı? Bu iş için Mısır’ın en etkili gazetelerinden biri olan Al Ahram Gazetesi’nin internet sayfası paravan olarak kullanıldı. Güya Al Ahram Gazetesi Tahrir Meydanı’na toplanma çağrısı yapmıştı. Aslında böyle bir şey yoktu. Yani Al Ahram Gazetesi çağrı falan yapmamıştı. Ama internette o gazetenin sayfası öyle sunuldu. Ancak burada bir detay daha vardı: İnternete giren tüm Mısırlılar bu çağrıyı gazetenin o sayfasında göremediler. Tahrir Meydanı’nda toplanma çağrısı sadece ilgili alanlardaki internet ağı kullanıcılarına servis edilmişti.

İş sadece bununla da kalmadı; bunun yanında cihad çağrıları, tüm dünya haberleri farklı bir şekilde sunuldu belirlenmiş olan bu ağı kullananlara. Mesela bu ağı kullananlara; “tüm dünyada İslami seferberlik başlatıldı” haberleri yayınlandı. Oysa gerçekte böyle bir haber yoktu. Bu seferberlik haberi sadece internetten Mısır’ın belli bölgelerine gösterildi. Bu haberleri görenler sanıyorlardı ki, tüm dünya aynı haberleri görüp, okuyor. Gerçek elbette böyle değildi. Bu internet ağını kullananları, ajanlar ve özel birimler, ellerindeki bond çantalardan yönlendiriyordu.

Daha açık bir örnek vermek gerekirse; Diyelim ki bir Mısırlı, bölgesindeki internet ağını kullanarak, uluslar arası bir yayın kuruluşu olan CNN’nin ana sayfasına giriyor. Ancak bu Mısırlının girdiği CNN sayfası, CNN’nin gerçek sayfası değildi. Bu Mısırlının girdiği sayfalar, önceden Pentagon tarafından hazırlanan, sahte sayfalardı. O topluma göre hazırlanmış, toplumu yönlendirmek üzere kurgulanmış sayfalardı.

(Tahrir Meydan’ı ile ilgili Facebook sayfası üzerinden örgütlenme ve iPhone, Blackberry kullanıcılarının yönlendirilmeleri artık bilinen şeyler olduğu için fazla üzerinde durmadım.)


Bütün bu çalışmalar için çok önceden müthiş bir ön hazırlık aşaması vardır. Bunun için önceden toplanılan bilgiler analiz edilmiş, isyan edebilme kapasitesi olan toplumun tüm bireyleri internet ağı kullanılarak yönlendirilmişti.


Pentagon’un bu yeni tekniği bugün Ortadoğu’da yaygın olarak kullanılmaktadır. Ortadoğu’da seçilmiş bazı bölgelerde internete girenler kolayca manipüle edilebilmektedir.

Nasıl mı? Bir örnek vereyim: Diyelim ki, bu sahte internet ağı kullanılarak, meşhur bir sitede şöyle yayın yapılıyor:

“Türk askerlerini; Suriye’de, Afganistan’da vs. ABD ile birlikte Ebu Garib hapishanesindeki görüntülere benzer görüntüler yayınlayarak gösteriyorlar.” İşte Türk askerlerinin de içinde bulunduğu bu yalan olan görüntüleri bu internet ağı kullanıcıları hiç şüphelenmeden izliyor ve gerçek sanıyor. Oysa kullandıkları internet ağı onları yanıltıyor. Bu görüntüleri izleyenler hiçbir şeyden şüphelenmiyor ve yayınlanan görüntüleri herkesin gördüğünü sanarak, gerçek kabul ediyorlar.

Şimdi bir düşünün bakalım; bu İnternet Ağı Şemsiyesi kullanılarak tüm dünya nasıl kandırılır? Tüm dünya iletişim araçları, onların tasarladığı, fakat bizim normal günlük girdiğimiz internet ağına toplanıp yönlendirme yapabilirler.

Bir örnek verelim; interneti açıyorsun, her zaman girdiğin haber sitelerine giriyorsun. Bu haber sitelerinin hepsi “İsa’nın gökten indiğini” yazıyor. Başka siteye giriyorsun yine aynı haber… Bu haber ve görüntüleri, komşuların, mahalledeki kişiler, ilçedekiler vs. hepsi görüyor. Bütün bu insanlar aynı tepkiyi veriyor. İnterneti bırakıp, Tv’yi açıyorsun aynı haberler orada da var. Demek ki, aynı sistemi burada (tv’de) da uyguluyorlar. (Bunun için internette kullanılan görüntüleri, spikerlerin dublörlerini kullanarak, sahte tv programları hazırlıyorlar.)

İşte bu aşamada 36 saatlik kaos planı devreye giriyor. Bu süre, yapılacak şeyler önceden tasarlandığı için yeterli bir süre.

Mısır’da uygulanan bu taktik 28 saat üzerine kuruluydu. Şehre gelen gazeteler bile planlanmıştı. (Gazetelerin bile sahtesini basmışlardı.)

İşte Pentagon’un yeni çalışma alanı bu. Ancak bizim bu yazımızdan sonra değişiklikler olur mu, bekleyip göreceğiz.

(Bu konuyla ilgili yurtdışında bir iki kitap çalışması da yapılıyor/yaptırılıyor. Sanırım 3-4 aya kadar piyasaya çıkar. Bu yazımızdan sonra onlar da çıkar mı bilmiyorum.)



Erol Elmas

buulkem@gmail.com

No comments: