MİT Orta Asya Dairesi Başkan Vekili'nin ölümünden önceki çok önemli açıklamalari

12 Kasım 2011 günü Silivri Cezaevinde yaşamını yitiren MİT Orta Asya Dairesi Başkan Vekili Kâşif Kozinoğlu, ölümünden önce çok önemli açıklamalarda bulunmuştur Kozinoğlu’nun, açıklamalar Aydınlık gazetesinde 9 gündür yayınlanmaktadır.

KOZİNOĞLU’NUN VERDİĞİ BİLGİLER

Kozinoğlu şöyle diyor; “Abdullah Gül mü, Recep Tayyip Erdoğan mı aşamasına gelindiğinde, Fethullah Gülen kesinlikle Gül’ü tutacaktır. Gül, her ABD’ye gidişinde gizlice Fethullah Gülen ile buluşmuştur.”

“Fidan’ı MİT’in başına Fethullah ve Gül getirdi” diyen Kozinoğlu, Fethullah Gülen’in, Hakan Fidan’ın MİT Müsteşarı olması için Zaman yazarı Hüseyin Gülerce’yi Abdullah Gül’e gönderdiğini kaydediyor.

Kozinoğlu; “Hakan Fidan’ın MİT’e gelişi ile söz konusu okullarda (Fethullah Gülen okullarında) çalışan öğretmenlerden birçok isim MİT’e davet edilmiş ve MİT’te göreve başlamıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü gibi MİT de F. Gülen Cemaatine mensup kişilerce ele geçirilmek üzeredir…”

“Dışişleri Bakanlığı da F.Gülen Cemaati tarafından tamamen ele geçirilmiştir. Kurumları ele geçirirken önce personel departmanını ele geçirirler… Dışişleri Bakanlığı cemaatçi olmasa bile F. Gülen’in personelinden korkmaktadır. Yurtdışını ziyaret eden tüm siyasetçiler F. Gülen Okullarına mutlaka uğrarlar. Onlardan hediye ve para zarfları alırlar.”

“Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), tamamen F. Gülen’in kontrolündedir. Dışişleri Bakanlığı bazı konularda, Büyükelçilikleri değil anılan okulların (Gülen Okulları) Müdürlerini ve o ülkenin TİKA sorumlularını muhatap almaktadır. Korkmaları nedeniyle Dışişleri mensupları bu duruma seslerini çıkaramamaktadır. Emniyet Genel Müdür-lüğü’nde (EGM) olduğu gibi, Dışişlerinde de tayin ve terfileri F. Gülen Cemaati yapmaktadır.

“Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Afganistan, Tacikistan’daki Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), Türk Hava Yolları (THY), Büyükelçiliklerdeki Eğitim, Ticari, Ekonomik, Din ve Kültür Müşavirliklerinin tamamı F. Gülenciler tarafından kapatılmıştır.

Söz konusu ülkelerde F. Gülenci olmadan iş yapmak, ticaret vb. hiçbir faaliyet yaptırılmamaktadır. TİKA – Büyükelçilik – THY’nin açık olduğu (faaliyet yürüttüğü) yerlerde okullar ve iş adamları bir ekip şeklinde çalışmaktadır. Tüm bu söylediğim gruplar, bu ülkelerde barınabilmek, ülkeden atılmamak için anılan ülkelerin gizli servislerine aynı zamanda verdikleri bilgilerle Türkiye’yi de parsel parsel satmaktadırlar.

Kozinoğlu, AKP’yi kapanmaktan Koru’nun şantajının kurtardığını şöyle açıklıyor: “AKP’yi esasen kapattırmayan, ‘kapatılsın’ oyu vermeyen, askeri kontenjandan Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanan Hakim Albay Serdar Özgüldür’dür.” “Anayasa Mahkemesi üyesi Serdar Özgüldür’ün intihal(*) yaptığı hususu Fehmi Koru tarafından belgeli olarak tespit edilmiş ve bu olay gündeme getirilme tehdidi ile Özgüldür’e o malum ‘tarihi oy’ verdirilmiştir.”
(*) başkalarına ait bilgileri veya eserleri kaynak göstermeksizin kendinin gibi lanse etmek


Kozinoğlu’nun açıklamalarında Mehmet Eymür’ün Fethullah Gülen’den, 50 bin dolar maaş aldığı belirtildikten sonra, “Ergenekon tertibi”nin nasıl kurgulandığı da anlatıyor. MİT eski Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür’ün, ABD’den “Ergenekon’u kurgulamak” için geri döndüğünü açıklıyor. İstanbul’daki Fethullahçı polislerle Eymür’ün sık sık görüştüğünü söyleyen Kozinoğlu, Eymür’ün eski Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz ve Turan Çolakkadı ile her hafta mutlaka görüştüğüne dair MİT’in elinde bilgi olduğunu ifade ediyor.

GÜL VE ERDOĞAN’A SORULAR

Bu bilgileri açıklayan Kozinoğlu, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın deneyimli bir üst düzey yöneticisidir. Kozinoğlu’nun hayatını ortaya koyarak kanıtlarıyla açıkladığı bu fiillerin her biri vatana ihanete varan ağır suçlardır.

Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan, bu açıklamalar karşısında sessiz kalamazlar. Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan’a soruyoruz:

1. Fethullah Gülen’le bağlantınız nedir? Fethullah Gülen’le, ABD’de kaç kez görüştünüz? Neden gizli görüştünüz? Hangi konuları konuştunuz?

2. Hakan Fidan’ın MİT Müsteşarı yapılması için Fethullah Gülen’le neden ortak çalışma gereği duydunuz? Zaman yazarı Hüseyin Gülerce, sizi nasıl ikna etti?

3. Emniyet Genel Müdürlüğü gibi, MİT’in de Fethullah Gülen Cemaatine mensup kişilerce ele geçirilmesine neden göz yumdunuz, ele geçirmeye katkınız nedir?

4. Fethullah Gülen okullarında çalışan öğretmenlerden kaçını MİT’e atadınız?

5. Dışişleri Bakanlığı’nın Gülen cemaati tarafından ele geçirilmesine neden göz yumdunuz?

6. Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı’nın, Fethullah Gülen’in kontrolünde olmasını, Dışişleri Bakanlığı’nın, Büyükelçilikleri değil anılan Gülen Okulları Müdürlerini ve o ülkenin TİKA sorumlularını muhatap almasını ve Dışişlerinde tayin ve terfileri Fethullah Gülen Cemaatinin yapmasına nasıl izin verdiniz?

7. Belirtilen ülkelerdeki TİKA ve THY ile Büyükelçiliklerdeki Eğitim, Ticari, Ekonomi, Din ve Kültür Müşavirliklerinin tamamını ele geçiren Gülencilerin, bu ülkelerin gizli servislerine verdikleri bilgilerle Türkiye’yi de parsel parsel satmalarına ne diyorsunuz?

8. Anayasa Mahkemesi üyesi Serdar Özgüldür’e, Fehmi Koru tarafından yapılan şantajla AKP davasındaki bilinen oyu verdirilmesindeki katkınız nedir?

9. Ergenekon operasyonlarının, davanın savcısı olduğunu ilan eden Tayyip Erdoğan’ın, 5 Kasım 2007’de Bush’la Oval Ofiste yaptığı görüşmede aldığı talimat doğrultusunda ve Abdullah Gül’ün, “Savcısını bulun, delillendirin” emriyle başlatıldığı malumdur.

MİT eski Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür’ün, “Ergenekon’u kurgulamak” için ABD’den geri döndüğünü, İstanbul’daki Fethullahçı polislerle sık sık buluştuğunu, eski Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz ve Turan Çolakkadı ile her hafta görüştüğüne dair MİT’in elinde bilgi olduğunu biliyor musunuz? Bu kanunsuz uygulamalarda rolünüz ve katkınız nedir?


Kaynak:  http://ip.org.tr/lib/pages/detay.asp?goster=haberdetay&idhaber=3605

25 Kasim 2011

No comments: