AKP’nin tutuklama terörü

AKP'nin tutuklama operasyonlarına ve baskılarına karşı bir araya gelen sendikalar, siyasi partiler ve meslek odaları AKP faşizmine boyun eğmeyeceklerini ilan ettiler. KESK'in (Kamu Emekcileri Sendikalari Konfederasyonu) çağrısıyla ülke genelinde yapılan eylemlerde İstanbul'da binlerce kişi yürüdü.

AKP’nin yargı eliyle yürüttüğü tutuklama operasyonların ardı arkası kesilmedi. Son olarak KESK yöneticilerine uygulanan operasyonlara karşı KESK’in çağrıcılığıyla ülke genelinde düzenlenen eylemlerde, İstanbul'da Taksim Meydanı'nda bir araya gelen sendikalar, meslek odaları ve siyasi partiler yaşananlara karşı tepkilerini dile getirdiler.


KESK’in çağrıcılığıyla TMMOB, TTB ile bir araya gelen sendika ve meslek örgütlerinin yanı sıra TKP, ÖDP, BDP, EMEP, Halkevleri, EHP, ESP, Sıra Kimde İnisiyatifi, SODAP, BDSP de eyleme katılarak destek verdi. Emek ve Demokrasi Güçleri olarak gerçekleştirilen eyleme, CHP Genel Başkan Yardımcıları Çetin Soysal, CHP milletvekili Mevlüt Aslanoğlu ile KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Tores Dinçöz, İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu, Eğitim-Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik de katılan isimler oldu.

TKP: Faşizme geçit vermeyeceğiz
TKP Beyoğlu İlçe binası önünde bir araya gelen Türkiye Komünist Partisi üyeleri, "Faşizme geçit vermeyeceğiz" pankartıyla eylemin yapılacağı Taksim Meydanı’na yürüdü. "Gerici, faşist, işbirlikçi AKP" sloganları ve "Tetikçi AKP, Suriye’den elini çek", "Bu memleket bizim, yobaza, faşiste, liboşa bırakmayız" eyleme katılarak Galatasaray Lisesi önüne yürüyen yüzlerce TKP üyesi, eylemin sona ermesiyle TKP Beyoğlu İlçe Binası önüne yürüyerek AKP faşizmine karşı mücadele çağrısında bulundular.

"AKP'nin demokrasi kıstası, AKP'li olmak"
Taksim Meydanı’ndan, "Faşizme geçit vermeyeceğiz", "Biji biratiya gelan", "Kahrolsun AKP" sloganlarıyla binlerce kişi Galatasaray Lisesi önüne yürüdüler. Hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası verilen KESK Genel Başkanı Lami Özgen, "AKP’nin ileri demokrasi balonu ve yalanı orta yerde patladı. Bırakalım ilerisini, en geri demokrasiler de bile olmayan uygulamalar günlük yaşamımızın bir parçası haline geldi. AKP için demokrasinin kıstası AKP’li olmak, AKP politikalarını kayıtsız şartsız desteklemektir" diye konuştu.

"Sıra bana gelecek korkusu yaratılıyor"
Türkiye’nin açık hava cezaevine dönüştüğünü söyleyen Özgen, “Haklarını arayan herkes tutuklanıyor. Sıra ne zaman bana gelecek korkusuyla düşünemez ve hareket edemez hale getirilmek isteniyoruz. Bu gidişat durdurulmazsa sıra herkese gelecek" diyerek, KCK operasyonlarının yeni “öcü” olduğunu kaydetti. Özel yetkili mahkemelerin ve Terörle mücadele yasasının kaldırılmasını talep eden Özgen, “Gözaltı operasyonları durdurulmalıdır. Hukuka aykırı tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdır. Ya onlar ülkeyi cehenneme çevirecek ya da bizler geleceğimize sahip çıkarak eşit, özgür, adil ve barış içinde bir ülkeyi kuracağız” şeklinde sözlerini sonlandırdı.

AKP faşizmi her yerde
AKP’nin tutuklama terörü her yeni gün yeniden yaşanıyor. Belediye başkanlarını, akademisyenleri, avukatları, öğrencileri de kapsayan KCK adı altında yürütülen operasyonlar devam ederken, son olarak Özgür Gündem yazarı Cengiz Kapmaz ile cezaevlerinde 65 gazetecinin bulunduğu biliniyor.

AKP’nin özel yetkili savcı ve mahkemeleri eliyle yürütülen tutuklama operasyonlarında, aralarında KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Eğitim-Sen eski ve yeni kadın sekreterleri ve üç Genel Meclis üyesinin de bulunduğu 25 KESK üyesi hakkında 6’şar yıl 3’er ay ceza verilerek sendikal faaliyetlere engelleme getirilmek isteniyor.

Ergenekon, Devrimci Karargah, KCK operasyonlarıyla binlerce kişinin yargı eliyle hapsedildiği süreçte Hopa Davası da bir hukuk skandalının yaşandığı davalar arasında yerini alıyor. 22’si tutuklu 28 kişinin yargılandığı ve 9 Aralık’ta görülecek Hopa Davası’nda yargılanan öğrencilerin aylara varan tutukluluğu devam ederken, cezaevlerinde 500’e yakın üniversite öğrencisinin de uzun tutukluluk süreleriyle hapsedildiği bilinen gerçekler arasında yerini alıyor. Tüm bu tutuklama terörüyle birlikte, torba yasasıyla, eğitim ve sağlık alanında yapılan düzenlemelerle emekçilerin hakları gasp edilirken, suyunu ve toprağını korumak için mücadele eden köylülere de saldırıldığı bir dönem gerçekliğini koruyor. AKP’nin faşizmine boyun eğmeyeceğini ilan eden sendikalar, meslek odaları ve siyasi partiler faşizme karşı mücadele etme çağrısında bulundular.

Eyleme katılanlar ne dedi?
Öte yandan eyleme katılan milletvekilleri, avukatlar, sanatçılar ve öğrenciler neden yaşananlara tepki göstermek ve AKP’ye karşı olmak gerektiğini soL’a anlattı.

CHP milletvekili Çetin Soysal: Bugün burada insanlar seslerini özgürlük ve demokrasi adına duyurmaya çalışıyorlar. Ülkemizde hukuku, demokrasiyi katlediyorlar. Kazanılmış birçok demokratik haklar ortadan kaldırılıyor. Çalışma yaşamındaki haklar ortadan kaldırılıyor. Tutukluluk süreleri ne yazık ki insanın içini acıtıyor. Hak ihlallerine karşı insanların duyarlı olmasına, koşulları yaratmak için insanların seslerini duyurmasına destek veriyoruz.

Sanatçı Metin Coşkun: Yaşananlara bir şekilde dur demek lazım. Bize dayatılan bu düzene karşı koymak gerekiyor. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz.

Avukat Ceren Tuğlu: Süreç hukukun dışında işliyor. Yargısal süreç dediğimiz şeyin kendisi hukuki parametrelerle değil, siyasi bir takım parametrelerle yürüyor. Haksız tutuklamaları protesto etmek için, tutukluların serbest bırakılması için buradayız.

Öğrenci Can Memiş: AKP’nin politikalarının giderek faşizme dönüştüğü, binlerce insanın tutuklu olduğu hatta 80 döneminde 80 bin kişi tutukluyken bugün 120 bin kişinin tutuklu olması, bu saldırgan politikalara karşı bir liseli olarak mücadele içerisinde kendimi konumlandırmış bulunmaktayım.

Dünya Engelliler gününde eyleme katıldılar
Öte yandan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle birçok engelli vatandaş da haklarını talep etmek için sokağa çıktı. Engellilerin yaşamlarını kolaylaştıracak uygulamaların yapılmamasına tepki gösteren birçok engelli, AKP'nin saldırılarına da eyleme katılarak cevap verdi. Haksızlıkları haykırmak için eyleme katıldığını söyleyen Ramazan Yücel, "Ülkemizde faşist, gerici saldırılar varken, insanlar suçsuz yere içeriye tıkılırken, engelliler için ulaşılabilir, erişilebilir binalar yapılmazken, çalışanların hakları gasp edilirken, taşeron çalıştırmak yüzde 500 artmışken, ben engelliler gününü kutlamak için değil, tüm bu haksızlıkları haykırmak için buradayım" dedi.

No comments: